16 Eylül 2026

Ay hasta oldum dostlar hasta

Bu nasıl bi gripti ya nasıl bademcik şişmesiydi :( mahvoldum 1 haftadır, içim dışıma çıktı. İş yerinde herkes hapşurup duruyordu ben de onlardan çok pis virüs kaptım sanırım ki hayatımda böyle bi hastalık yaşadığımı hatırlamıyorum. 3-4 gündür yatalak yatıyordum anca bugün toparladım kendimi. Soğuk algınlığı, antibiyotik, ağrı kesici, burun spreyleri ile haşir neşir olduk sağolsunlar. Dostlar kendinize çok iyi bakın, sağlığınıza gerçekten çok dikkat edin, hasta olmayın. Annecim sağolsun tekrar geldi hasta olduğumu öğrenince, bide ona üzüldüm, evine gitti bi kaç gün kaldı sonra tekrar bana geldi :( neyseki iyiyim şu anda. Bu arada sıcak çorba içmekte güzelmiş ya ben çorba sevmezdim ama bu sefer sevmeye başladım :) Sizden ne haberler ya? 

4 Eylül 2026

Temizleme anne temizleme

Nereden estiyse şimdi. Ara sıra geliyorsun aklıma da üzerinde durmuyordum ama şu bir kaç gündür böyle olmuyor. Yoruyorsun beni ama gitmiyorsunda. Lanet gibi bir şeysin sen ya diye bir başlangıç mı bu? Sanırım :) neyse arada geliyorlar bana hallice. Annem geldi, annem olunca evde her şey daha kolay oluyor :) kadın kadına güzel güzel alışverişler yapıyoruz akşam eve döndüğümde sıcacık yemeklerim hazır oluyor. Ama bu ay elektrik ve su faturası sağlam gelecek sanırım :)) Annem gelir gelmez evi kırkladı resmen. Ay yerim ben onu :) neyse o kadar çok yoruldum ki bu hafta, işler bir anda yoğunlaştı bu kadar yoğun tempoya hiç alışık değilim. Eski iş yerim sakindi burada ayakta durmaya çalışıyorum resmen. Bilgisayara bakmaktan gözlerim pörtlek pörtlek dolaşıyorum. Eve gelincede bilgisayarı açasım hiç gelmiyor. Şuanda bile çok uykum var esniyorum ama direniyorum sanırım erken uyumamak için. İş yerinde herkes tatile çıkıyor ben kokoma kuşu gibi sabit duruyorum. Eski iş yerimden ayrılmasaydım tatil planım vardı onuda yapamadım. Aklıma geldikçe deliriyorum zaten. Neyse ben güzel bi film bulayım da uykum gelsin haftasonuna erken kalkayım.

23 Ağustos 2026

Çiçeklerle konuşan kadın

Şu belim bir düzelemedi gitti. Sanırım bu akşam acile gidip bu işi kökten çözeceğim ama dışarısı çok aklıma aniden geliyor dışarıda çalışmak zorunda kalan insanlar ve kediler köpüşler. Hiç kimse istediği hayatı yaşayamıyor ne insanlar ne kediler ne köpekler ya da diğer hayvanlar. Hayat niye var ki? Nasıl bir pazar günü yaşıyorum bilmiyorum. Neyse annem gelecek bana dayanamadı kadın :) bir kaç gün sonra gelmek istedi de anne dedim dışarısı çok sıcak bu sıcakta yapma bunu, azıcık sıcaklar azalsın anne bak daha iyi olur, yorma beni anne filan :) Balkondaki çiçeklere gölge yaptım dün üzerlerine bir şey koydum, normalde her gün suluyordum ama dün ilk defa bol su döktüm. Keşke konuşsaydılar benimle, dur yeter artık su dökme deseydiler ben şok :)))) çiçeklerim bana cevap verirdi ne güzel olurdu. Ay kafayı yedim sanırım :) 

16 Ağustos 2026

Ay belimde incindi

Belim incindi belim :((
Cuma akşamı erkenden evde temizlik yapayım dedim yapmaz olaydım. Zaten aldığım toz yarım kaldı, bir eşyayı kaldırırken nasıl kaldırmaya çalıştıysam artık bir anda belime çok kötü bi ağrı girdi doğrulamadım bile nefessiz kaldım çok kötü oldu ya.  Hala ağrıyor kas gevşetici içtim krem sürdüm ama işe yaramadı sanırım nasıl çalışacağım bu halde bilmiyorum. Kalbimden sonra belimde incinmiş oldu ay canım benim kalbin mi incindi senin? evet! hangisi daha çok incindi? Belim :( Neyse ya anneme de diyemedim kadın üzülmesin diye. Belki akşama acile giderim bilmiyorum. Onun dışında yazacak bişeyim yok merkez.
 

8 Ağustos 2026

Abla neden gözlerin kıpkırmızı?

Dün biran önce iş çıkışının saatini bekledim resmen. Abi nasıl sıcaktı ya resmen gözlerimin iiçi yanıyordu. Klimada bozuktu, pencereleri açtık ama dışarıdan güneşin sıcaklığı geliordu. Yanımdaki çalışan kızçem abla gözlerin kıpkırmızı olmuş bir şeyin mi var diye sordu. Yok ablam dedim sıcaktan gözlerimin içi yanıyor dedim. Abla git yüzünü yıka filan deyince gerçekten ben neden yüzümü yıkamıyorum diye savsakladım dün işte. Yarım saatte bir yüz yıkadım :)) Çok sıcaktı ve şuanda da sıcak. Demekki o sıcaklar şimdi başlamış ama ben dedim yakındır diye. Arkadaşlarım sürekli denizde kumsalda storyler paylaşıyor, imrendikce imreniyorum. Eski iş yerindeki arkadaşım seni özledik ya diyor bu çok hoş :)) kendimi bir şey sandım. Beraber çalıştığımız başka bir genç kızçe var, onun yarın düğünü var, bu sıcakta şimdi düğüne git. Hiç çekmiyo canım ya. Mecburen gideceğim artık. Evde vantilatörü açtım artık dayanamadım yani. Sütyenide saldım sıktıkça sıkıyo bu sıcakta hiç uğraşamam. Balık almıştım dün, akşam onu kızartacağım ama farklı bişey yapmak istiyorum. Kaseye farklı farklı şeyler katıp karıştırasım var, baharat defne filan. Bakalım nasıl tadı olacak. Temizlik hiç yapamam valla şu sıcakta uğraşamam. Götümü yayıp cumartesi öylesine takılacağım evimde. 

3 Ağustos 2026

Başlık yokki

İş çıkışı arkadaşlarımla bir yere gidip kahve içtik. sanki evde içemiyormuşuz gibi. Tıklım tıklım dolu,resmen insan kokuyor. Ben insan kokusunu hiç sevmiorum. Neyim ben acaba?:)) Ayaklarım hem ağrıdı hem yandı. Ya benim bir tane arkadaşım var, kan verirsen ayakların ağrımaz, ayaklarının altı yanmaz filan diyor. Doğru mu acep diye internete baktım bir kısmı evet diyo bi kısmı bilinmez kişiden kişiye değişir diyo. Bir kaç arkadaşıma daha soreceğim eğer hakkaten varsa böyle bir şey gidip bir tüp de ben kan vereceğim. İş yerimde insanlar tatile gidiyor ben yeni başladığım için gidemiorum. Ama böyle olacağını biliyordum o yüzden şikayet etmeyeceğim. Ağustos mu daha sıcak olacak Eylül mü onu merak ediyorum asıl ben. Sanki bu yaz yaz değil gibi, evet sıcaklar var ama yok bu sıcak değil. Tam bunu derken yarın başlıyormuş asıl sıcaklar filan :) Gün içinde iş yerinde sürekli bilgisayar başındayım, eve geldiğimde bazen bilgisayarı açmak istemiyorum. Ama o anda blogum aklıma geliyor. Buda onlardan bir gün. Başlık bulamadım bu yazıma. İş yerindeki arkadaşlarla iyice can can olduk. Çok tatlılar, ve de çok saygılılar. Biri benden yaşça küçük ama nasıl sempatik. Her bir şeyler dediğinde abla demesi yok mu, bide derken nasıl şeker oluyo yiyecem. Yarın iş yerindeki arkadaşlara öğlen limonata ısmarlayeceğim. 

28 Temmuz 2026

Nereden içtim ben soğuk suyu :(

İş yerinde bugün klima soğuk yerine sıcak esmeye başladı, uzunca saattir öyle oldu camları açtık fayda etmedi bozuldu galiba. Ben de bu durumdan soğuk su ile uzaklaşmaya çalıştım, soğuk su içtim ama içmez olaydım şimdi boğazlarım öyle bir ağrıyor ki, ya bundan oldu ya da hapşururken tuttum içimde tuttuğum içinde sanırım boğazlarım ağrımış olabilir hangisi karar veremedim ama çok kötü ya sanırsın bademciklerim şişti :( O kadar çok rahatsız ediyorki beni şuanda yemek bile yiyesim gelmiyor. Bu arada benim müzelere gidesim var aniden geldi bu istek. Eskiden çok giderdim ama ara verdim. Hep aynı yere gidilmiyor. Bu sefer gözümde kestirdim bir yer, neeeresiii mi? Zeugma müzesi :))) Çok ciddiyim, sevgili öğretmenimiz Zeugmacığımın adının olduğu müzeye gitmek istiyorum. Ama oraya uçakla gitmek lazım, hayatımda hiç o şehirede gitmedim :)) Yıllardır girmediğim Facebooka bir bakayım dedim, lise üniversite çocukluk arkadaşlarımın hepsi ekliydi, ama çoğu zaten bırakmış girmiyor. Ekleme taleplerini görünce derhal terkettim orayı, bütün akraba eklemiş. 60-70 yaşındaki akrabalarım da eklemiş. Bu nasıl iş ya :) Neyse boğazlarım için pastil almıştım bir ilgileneyim boğazlarımla :( çok kötü ya. Soğuk su içmeyin sakın.

 

22 Temmuz 2026

Gece gece

Bugün iş yerinde eğitim vardı sabah 9dan öğlen 3e kadar eğitimdeydim çalışmadım :) eğitim keşke her hafta olsa. Ama bu eğitimler işbaşı eğitimi. Birde oryantasyon süresi var. İşi bilsende oryantasyona girmek zorundasın. Neyse güzeldi. İş yerimde bir müdür kadın var aman Allahım tatlılığından ısırcam. Hayır lezbiyen değilim arkadaşlar :) Ama çok tatlı bir kadın, bir kadın nasıl böyle naif tatlı sesle konuşabilir. Kendimden utanıyorum onunla konuştuğumda. Neyse yarın için izinide kopardım. Rutin şekilde gittiğim diş doktoruma gideceğim yarın, müdürümde çok naif, izin verdi sağolsun. İlk zamanlar her zaman iyi gider ama sonra anlaşılır her şey inşallah yanılıyorumdur. Bu emeklilik hayallerini kurma yazımdan sonra sanırım bazı şeyleri değiştireceğim. Emekli olana kadar çok güzel bir birikim yapmam lazım ki mutlu olabileyim. Evlilik, çoluk çocuk bu saatten sonra gitti belkide. Çocuk için o kesin sanırım, bir kaç seneye menopoza girerim çocuk hayal olur. Evlilik için bir şey diyemem belki ileride. Ama insan yaşlandığında ne olacağım diyor orası ayrı. Şu anda canım çok pis tavuk döner çekti benim ne alakaysa. Sipariş vermek arasında kaldım bu saatlerde karnım beni rahatsız ediyor. En güzeli erkenden uyumak ama o zamanda günü yaşayamıyor gibi hissediyorum. Bu sene tatil yapamayacağım sanırım işe başladığım için 1 yıllık sürem yok maalesef. Haftasonları artık ne yapıyorsam kendime kâr. 

13 Temmuz 2026

Emeklilik ve gelecek kaygısı olanlar bizden mi şimcik

Of çok sıcak demi. İğrenç resmen. Yeni işimde her şey güzel gidiyor bakalım sonraki aylarda belli olacak o. Ama şimdilik güzel inşallah bozulmaz. Bugün genel müdür yanıma geldi, hoş geldiniz hayırlı olsun ziyaretine. Valla çok beyfendi bir insan, çok nazik biri. Hoşuma gitti bu, ofiste çalışan herkesle ilgili, böyle müdürler kalmış mı ya. İş yerinde başka bölümde çalışan bir arkadaş var, dinlediğimiz izlediğimiz hep aynı çıktı :) çok sevindirik oluyorum kaç gündür, kız resmen beni bekliyormuş. Haftasonu dışarıya çıkacağız onunla belki sinemaya gideriz, belki yeni bir yer keşfederiz. İnsanın hayatına kız erkek farketmeksizin kaliteli insanların girmesi gerçekten çok güzel bir şey. Sigarayı da azalttım, her gün 7-8 tane içiyordum bugün 4 tane içtim. Şimdi yazıyı yazarken de tüttürüyorum kahveyle güzel gidiyor. Birden aklıma yaşı daha da alıp yaşlanmak geldi, hiç bir planım yok, benim gibi plansız yaşıyor musunuz bilmiyorum. Yaşlandığımda ne yapacağım ya da emekli olduğumda? Emekli olana kadar birikim yapabilecek miyim? Çok pis sorular var kafamda be. Emekli olana kadar yaparım sanırım. Allahtan kirada değilim. İnsanları düşündükçe çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Burada bir kaç blogger var, yazdıklarından hiç bir kaygılarının olmadığı çok net anlaşılıyor. Keşke ben de sizin gibi olabilsem :) Suyunuz mu kuru sizin ya? :))))) Geçen hafta evimi bir temizledim ki sormayın, dibinden su girmeyen alan bırakmadım ama ellerim kıp kırmızı oldu. Eldivende çok dandik be elviden alıyoruz marketten ama güye eldiven işte. Neyse ben şimdi kahvemi yudumlayarak not defterime küçük notlar alayım sonra da film açıp uykuya dalayım. 

4 Temmuz 2026

Başlangıçlar

Bir kaç gün önce yeni işime başlamış oldum, bölümümdeki arkadaşlar çok saygılı tertipli ve düzenliler. Bu durumu sevdim çünkü ben düzensizliği hiç sevmem. Kendileri bir sistem kurmuşlar ve o sistemden devam ediyorlar, ay ben bunu görünce daha çok sevindim çünkü sistemli şekilde giderseniz problemler az olabiliyor. Güzel sevdim, bakalım nasıl gidecek işimiz. Şu son günlerde kilo vermem gerektiğini düşünüyorum 3-4 kilo almışım sanırım. Evdeki tartı farklı çıkıyo eczanedeki tartı farklı çıkıyo anlayamadım. Ben domates peynir yemeyi özlemiştim, sabah hususi domates peynir hazırladım kendime birde yanında çay oooh. Evin temizlik işleri var ama bu sıcakta kim yapacak bu işleri :( arkadaşlar akşama çıkalım diye tutturdular gidecekleri yer belli ya avm ya da bistro. Artık dışarı çıkmak istemiyorum hep aynı şeyler. Sinemaya gitmek istesem çok yüksek ses oluyor. Kitap okumak istesem şimdilik okumayı sevmiyorum. Ay yeni bir aşk mı yapsam bilemedim :)) 

26 Haziran 2026

Yeni bir aşk, yeni bir iş, yine gülecek bir neden lazım

Bugün tüm gün evraklarla uğraştım. Yeni bir işe başlıyorum ve şirket tarafından istenen belirli sağlık testleri vardı, hastaneye gidip onlarla uğraşmak yorucuydu ama başka bir işe başladığım için mutluyum. Hem ünvanım yükseldi hemde aldığım maaş. Bu yüzden mutluyum çok hemde. Kendime Sertap Erener'den Yeni bir aşk, yeni bir iş yine gülecek bir neden lazım şarkısını armağan ediyorum:) Hava çok sıcaktı, öğlen bir yere girip soğuk limonata içeyim dedim ama benim çocukluğumdaki limonatalar yok artık. İnsan bazen çocukluğunu özlüyor, siz özler misiniz çocukluğunuzu? Çocukken çok yaramaz bi arkadaşım vardı, evcilik oyununda sürekli benim eşim ol derdi, deliydi biraz:) Şimdi ne yapıyo acaba merak ediyorum. Ama çok tatlı çocukluk yaşadık biz. Ya bir de lütfen şeyi unutmayın, bir kap su filan koymayı unutmayın gerçekten çok sıcak dışarısı ve çok dostlarımız var. Bizim mahallede eskisi kadar köpek kalmadı :( ama kediler çok. Lütfen onları unutmayın. Güya bloguma her gün yazacağım diyen ben. Yazamıyorum :(

17 Haziran 2026

Neden siparişleri yanlış getiriyorsun arkadaşım?

Benim şu başladığım işi bitirme huyum bir gün başıma iş açacak. Ne zaman yeni bir şeye girişsem, sanki onu kusursuz yapmak zorundaymışım gibi hissediyorum. Sizde de oluyor mu böyle? Normal insan döner düzeltir devam eder ama ben ne yapıyorum? Pat diye en başa sarıyorum sanki yaptığım onca şeyi ben değilde başkası yapmış gibi. Kitaplarda da aynı dertten müzdaribim. Geçen hafta bir kitaba başlayayım dedim ama çok sıkıcı, sıkılıyorum yani. Ama kitabı okumaya devam ediyorum. Yarısına kadar geldim ha gayret diyorum kendime ne alakaysa sanki kendimi sıkıyorum. Bu arada evde okunacak çok kitap var da sıkıldığım kitapla devam etmem gerek gibi hissediyorum. ya da ben kitap okumayı gerçekten sevmiyorum. İnternetten sipariş verdim, marketten eve bişey taşımak istemedim. Ama pişman oldum, siparişimle alakası olmayan ürünler gelmiş. İş yerinde durumlarda biraz sıkıntılı, kimsenin tadı tuzu yok. Patron çıldırdı arkadaşlar patron şimdiden zamı düşünüyor arkadaşlar patron düşündükçe düşünüyor arkadaşlar. Kadında haklı çalışan insanlarda haklı yapacak bir şey. 

11 Haziran 2026

Utan utan

Kendimi anlayamıyorum güya akşam evime dönünce kendime ayırıyorum vaktimi ya ara sıra sana çıkıyor.
Şarkı mı dinlemesek ne yapsak onuda anlamadım. Her şarkıda illa bi hikaye mi olur. Üzerimde tuhaf bi depresif modu var onuda çözemedim. Belkide çözmek istemiyorum hığğ? Nasıl fikir. Bugün iş yerinden çıkmak istemedim, niye? çünkü dışarısı aşırı sıcak. En azından iş yerindeki klima işe yarıyor. Valla bu sıcakta dışarıda çalışan insanları düşündükçe biraz üzülüyorum, umarım sıcaktan fazla etkilenmezler. Bir de sokakta hayvanlar. Yine geldi yaz yine geldi sıcaktan dert yanmalar. Soğuk ayrı bir dert sıcak ayrı bir dert. Biz bu hayata neden geldik acaba. Çalışıyosun maaşın faturalara gidiyo, asgari ücretle çalışan insanlar var ve bunların aileleri var düşündükçe çıkamıyorum. Üstelik çocukları var :( o çocuklar her şeyden mahrum büyüyolar. Bu nasıl sosyal devlet anlayışı ya. Bide kredi borçları varsa? Allahım ne zor her şey ya. Hiç bir derdim sorunum yok çok şükür ben de üüzerimdeki depresiflikten dert yanıyorum. Buda bana bir hatıra olsun ki okudukça utanayım biraz.

9 Haziran 2026

Baş ağrısından migrene mi?

Bazı insanları anlayamıyorum ben, ya saflığa yatıyolar ya da gerçekten aptallar. 
İş yerindesin çalışıyorsun diğer bölümdeki sürekli gelip gidiyor, güya konuşma ataklarına kapılıyor. Bozuntuya vermiyorsun ama sürekli devam etmeye çalışıyor. Bir yürü git len. En sonunda dayanamadım ilgilenmiyorum seninle, tipim değilsin dedim:) Yarın gelmez. Bugün çok başım ağrıdı, sabah işe gitmeden önce ağrı kesici içmiştim, ağrı kaybolmuştu. Bir kaç saat sonra tekrar ağrımaya başladı, eve dönünce tekrar içtim. Migrenim yok ama bazen baş ağrısı da tam baş ağrısı oluyor. Öğlen yemek yerken karşıma iki çift arkadaş oturdu, ilk önce düzgün konuşuyolardı sonra bir anda hareretli bir tartışmaya başladılar ama saygı içerisinde, çok beğendim. önerdiğiniz diziler güzel gerçekten. Ancak bitmek üzere ikiside:) Blogda çok samimi insanlar var ya, mesela tosbağa günlüğü eşiyle flörtleşirken buz devrini izlemiş:) çok samimi çok içten. Çok hoşuma gitti bu. Keşke benimde sevgilim olsa çizgi filmler animasyonlar izlesem. Zeugma da gastroloji paylaşımları yaparak midemin guruldamasını sağlıyor sağolsun :) ama bayramiç oğlak kebabı yemem lazım. Annabell de kiraz yiyor velvet keki canım çekti diyor :) inanın bana çok tatlı insanlarsınız, ama dediğim gibi midem gurulduyor yapmayın bunu kızlar:) Güzel gün ya. Birazdan kalkıp ütü yapacağım mecbur :( 

6 Haziran 2026

Temizliğe beklerim

Haftasonları demek güzel güzel evim diyerek temizlik yapmak demek. Haftasonları erken kalkmaları seviyorum gerçekten. güzel bir kahvaltı hazırlayıp çayımla mutlu olabiliyorum. Taaki temizliğe başlamadan önce:) Pis bir insan değilim ama temizlik yapmayı hiç sevmiyorum ben ve isteyerek yapmadığım için şu günlerde bunu kafaya takmaya başladım. Toz viledayı sadece haftasonları yapıyorum yapana kadar da tozlar oluşmaya başlıyor. Sanırım isteyerek yapmadığım için oluyor tüm bunlar. Dışarıdan bakınca pis bir insan mıyım? Siz söyleyin:) Bayramda tüm akrabalarla bayramlaştık ettik, sen ne iş yapıyon şunu yapıyom, sen ne işte çalışıyosun, şu işte çalışıyorum. Bir akraba tanıdığımın şehirlerarası bir otobüs firmasında üst düzey olmasada yönetici olduğunu öğrendim. Abla deseydin biletini ayarlardım ben senin artistliklerine girdi, ulen senelerdir memlekete gidip geliyorum daha önce neredeydin? Gülerek biraz ısırdım onu ama sonra dedim ki kimse böyle güzellik yapmak zorunda değil kendine gel:) Şu temizliği bitireyim ben.

4 Haziran 2026

Buzdolabı da tatil ister mi?

Buzdolabım bozuldu sanki :( 
Tam soğutmuyor, arkadaşım bir usta önerdi onunda buzdolabında da problem varmış, çözülmüş. Servisi aramak istiyorum ama garanti kapsamı dışında olduğu için çok ücret isteyecekler diye düşünüyorum. Keşke her garanti sonrası garanti süresini yenileseydim. Neyse bakacağım artık. Yeni bir buzdolabı da almak istemiyorum hem çok pahalı hemde zaten yeni benim buzdolabım. Gerçekten çok üzüldüm. Ki ben bütün eşyalarını düzgün kullanan birisiyim. Evdeki gereksiz eşyaları da artık çöpe atasım var. Bunun dışında kavurucu sıcaklara başladık artık, hiç sevmiyorum şu aşırı sıcakları ben ya. Önerdiğiniz dizilere bakıyorum, ikiside çok güzel. 

3 Haziran 2026

Ya sürekli tatil olsun ya da sürekli çalışalım? Ne dersiniz.

Bayram sonrası kendime gelmeye çalışıyorum. Ben tuhafım biraz. Ya soluksuz tatil olmadan çalışılacak ya da tatiller çok olacak. İş yerini özlemediğimi farkettim. Kim özlüyor iş yerini? Neyse. Bugün çok yorulduğumu hissettim. Tatilde bayramda nereden çıktı şimdi? :)) Bir zamanlar fırtına estirirdim cümlesi geldi aklıma. Sen çok büyüksün be Mazhar Alanson! Bayram boyunca telefonuma annemden babamdan kardeşimden bir arama gelmedi, sanırım en güzel kısmıda bu oldu. Bayram bitiminde aramalar devam etti. Yok yani kadın bir gün aramasa kendini tuhaf hissediyor sanırım. Bloga her gün yazasım var, ama bu düşüncemi henüz gerçekleştiremedim. Önermek istediğiniz dizileri yorumlara bırakırsanız çok mutlu olurum arkadaşlar. 

23 Mayıs 2026

Zaten Pilli Bebektim ben

Pilli Bebek'in Sakaryası ne hoş. Her dinlediğimde ayrı bi tat veriyor bana.
Bu gün kendime Pilli Bebek günü ilan ediyorum. Ederkende bazı şarkıları sana uğrasın istiyorum. Özellikle o şarkılar. O yokuşlarda dinlemişti o şarkıları. Hele merdivenler. Hepsininde ayaklarımızın izi vardı. Bir kaç zaman önce oradaydım ama gidemedim o merdivenlere. Ayağım çekmedi. Ama tam karşısında bir kahve içtim seni andım. Ben kahve içtim gözlerim o merdivenlere baktı. İçimdeki tüm kırgınlıklarla, tüm masum sevgiyle gözlerimle o merdivenleri izledi. Üzerinden neler aktı neler değişti bir bilsen. 
Ama hiç üzülmedim.  
 

17 Mayıs 2026

Hastayım hastasın hasta

Hasta oldum. Bu yaşta bademciklerim şişiyor, soğuk şeylerde yemiyorum nasıl beceriyorum bunu bilmiyorum ben. Bu yaşımda annem arıyor çocuğum sağlığına dikkat etler havada uçuşuyor. Çocuk olmak istedim sanırım bu akşam. Annem olsaydı yanımda ilgilenirdi benimle. Ben hasta olduğumda bitkisel şeyler içmiyorum. Mandalina ve nar yiyorum sonra iyi hissediyorum. Yani blogcum cumartesi pazarım hastalıklarla oldu. Yarın iş var, eğer düzelmezsem sağlık ocağına gidip rapor yazdıracağım kendime. 

11 Mayıs 2026

Hayret

Sabah alarmı kapatıyorum, beş dakika sonra tekrar çalıyor sanki alarmın kendi hayatı var.
Market poşetini taşırken hep en zayıf kulp kopuyor poşet benden daha kırılgan.
Telefonu şarja takıyorum %99’da takılıp kalıyor sanki bana inat yapıyor.
Ve en komiği bir şey söyleyeceğim deyip söylemeyen insanlar! Ulen neden varsınız? Bu kadar merak uyandırıp sessiz kalmak da ayrı bir yetenek. 

2 Mayıs 2026

Sen üstün yetenek değilsin güzelim

Hayatın en cafcaflı anlarında içimdeki kırılganlık kendini gösteriyor. Çoğu zaman onu saklamaya çalışıyorum. Güçlü görünmek ve dimdik durmak istiyorum. Oysa insan ruhunun en hassas yanlarını kabul etmesi aslında büyük bir cesaret. Kırılganlığımı bir ayna olarak görüyorum. Bana kim olduğumu neye ihtiyaç duyduğumu ve hangi yaralarımı hala taşıdığımı hatırlatıyor. 

Ara sıra onu bastırıyorum ara sıra sahipleniyorum ama her ikisini de yapmak biraz zorlaştırıyor işi. İnsan neden gözyaşı dökmek isteğinde olur bilmiyorum ama ara sıra ağlayasım da geliyor. Ne yapıyorum ben acaba diye sruyorum kendime ama nafile. Sanırım bu günler de dolup taşıp gidecek.

27 Nisan 2026

Hey gidi günler hey

Eskiden blogger canlıydı. Tey gidi tey. Çok eğlenirdik. 
Ama şimdi solmuş. Her şey yerle bir olmuş. Kimisi deli gibi günlük eklerdi kimisi makyaj seti kimisi goril olurdu kimisi ışıklar gibi parlardı kimisi yallaç pullaç takılırdı. 
 
Ama hepsinin ortak noktası zevk almaktı. Ölmüş lan burası. 

20 Nisan 2026

Mütevazılığımı kaybedeceğim

Vallahi yoruldum. Her şey sıkıcı gelmeye başladı. Feridundan dipteyim sondayım depresyondayım modumu açmaya az kaldı.

15 Nisan 2026

Hemcinslik

Şuna bak. Filmlerdeki gibi aşk yaşasak ya biz diyor. Sen önce herkese şıpsevdi olmaktan bir çıkıver güzelim ya. Gelen gidene pembiş pembiş boncuklar. Eski sevgilisinin aldığı giysiyi giyiyormuş da fotoğraf çekilirmiş te te te te. Nasıl mide var bu hemcinslerimde. Kendi adıma konuşacağım ben eski sevgililerimin aldığı ilişki bittikten sonra çöpe atıyorum. Kendinize gelin abi ya. O kadar da değil! Bir de demez mi onlar birer hatıra diye. Adamı zamanında yontmuşsun demek ki güzel hatıra kalmış sana. Bu konuda erkeklere hak verebiliyorum bazen. Kadın dediğin kendine yaslanır, bir erkeğe değil abi. Allahım neden böyle hemcinslerim var? Bu insanlarla aynı havayı soluyorum! 

Aklıma üniversitede ki sevgilim geldi. Demişti ki eğer ayrılırsak sana aldığım tüm hediyeleri çöpe at gitsin, biten bitmiştir onlarda bitsin. Adam o kadar haklı ki. Şimdi ne yapıyor bilmiyorum ama umarım mutludur, umarım çocukları vardır, eşini çok seviyordur eşi de onu. Güzel bir ailesi vardır inşallah. 

14 Nisan 2026

Bir ağacın hafızasını okumalıydım

Her ağaç aslında sessiz bir tarih kitabı. Gövdesindeki halkalar, yaşadığı yılların izlerini taşır. Bir yaz kurak olduysa bereketli bir baharsa geniş bir halkadır o. Ağaç gördüğü her günü, her mevsimi, her fırtınayı saklar. Biz unuturuz, ama o hatırlar. Bir çocuğun gölgesinde oynadığı günü, bir kuşun dallarında yuva kurduğu anı, bir sevgilinin gövdesine kazıdığı kalbi. Ve daha fazlasını. Hepsi onun hafızasında birer izdir.

13 Nisan 2026

Veremem sana acımı dedi

İstemsiz şekilde veremem sana acımı dinliyorum. O zamanlar toyduk tabi. Kampüse çok gelirdi Düş Sokağı Sakinleri. Ne ses vardı adamlarda! Gençliğimin en güzel günleriydi. O senelerden bu senelere o kadar çok sene geçti ki. Hesaplamak dahi istemiyorum. Geriye dönüp baktığımda üniversite sonrası hayatı güzel yaşayamamışım. Yaptığım yanlışlıklar, hislerime yenik düşüp sevgiye dalışlarım, belkide kariyerimi bile zedelemişim. Çok şükür güzel bir işim var ama daha güzel olabilirdi belki. Belki mantıklı şekilde ilişkim olabilseydi evlenmiştim, çocuğum olmuştu. Bunlar için geç değil tabi ama arkadaşlarıma bakıp bazen imreniyorum. Güzel yapmışlar. 

Birde bu şarkı mevzusu. Her dinlediğim şarkıda bir anlam yüklüyorum ben. Bu çok aptalca bir şey. Mesela veremem sana acımı şarkısını bir sevgilim varken dinlerdim onu düşünürdüm. Lan o ilişki biteli asır oldu halen daha aklıma geliyor. Saçma saçma işler ya. 

6 Nisan 2026

Çok küçük bir iz

Sessizlik,
bir damla su.

İçimde,
koca bir deniz.

Adım atsam,
yankısı büyür.

Ve ben,
küçük bir iz.

27 Mart 2026

Karanlığın içinde kayboldum

Karanlığın içinde sürüklenen günler, sessizliğin boğduğu çığlıklar ve yalnızlığın zincirleri. Her nefesim biraz daha eksiliyor, her düşüm biraz daha çürüyor. Zaman beni unutsa da, içimdeki acı hiçliğe kök salıyor. Sessiz bir çöküşün ortasında, varlığım silinse bile karanlığım baki kalıyor.

25 Mart 2026

Sessiz çöküş

Bir gölge gibi sürüklenir günler,  
Umudun sesi çoktan sustu içimde.  
Kırık aynalarda tanımam yüzümü,  
Zaman bile terk etti peşimde.  

Soğuk duvarlar anlatır sessizliği,  
Çığlıklar boğulur karanlıkta.  
Bir damla ışık arar gözlerim,  
Ama gece hep kalır yanımda.  

Yalnızlık sarar ince bir zincirle,  
Her adımda ağırlaşır bedenim.  
Düşlerim çürür, toprak olur,  
Bir mezar taşına yazılır ismim.  

Ve rüzgâr taşır kaybolmuş nefesimi,  
Hiçliğe savrulur kırık dualarım.  
Bir gün belki unutulur varlığım,  
Ama acım kalır sonsuz karanlığım.

17 Ocak 2026

Nasıl bu kadar körleşebildik?

Uzun zaman geçti, izini kaybettim. Takvimler anlamsız, mevsimler ağırlaşıyor. Deniz kıyısında dalgalar artık hareket etmiyor, Zamanın ipini geri çekemem, yazgıyı yeniden yazamam. Belki de hiçbir zaman bizim elimizde değildi.

Nasıl bu kadar körleşebildik? Nasıl zalimlerin önünde eğildik? Nasıl yüzyıllar boyunca korkuya ve suskunluğa tutunduk?

Artık savaş yok, sadece uçurum. Yakında denizle bütünleşeceğim. Artık maskeler yok, sadece dinginlik. Yakında dalgaların sessizliğiyle bir olacağım.

9 Ocak 2026

Günün güzelliğimi yoksa sakinliği mi bilemedim

Sabahları güne başlamak benim için küçük bir ayrıntı sanırım. Alarmın sesiyle uyanır uyanmaz pencereyi açar, içeri dolan serin havayı hissederim. Evet hala alarmla uyanıyorum ahahah. Bir fincan kahve eşliğinde kısa bir sessizlik anı yaşamak günün geri kalanına hazırlık gibi gelir. Bu küçük başlangıç kafamı toparlar ve yapılacak işleri daha berrak görmemi sağlar. Çok berrak. Öğle saatlerim genellikle hareketli olur. Çalışmalar, telefon görüşmeleri ve bilgisayar başında kısa molalar vermeye özen gösteririm. Birkaç dakikalık yürüyüş ya da basit bir esneme hareketi bile enerjimi tazeler. Günün ortasında kendime küçük bir nefes alanı açmak yoğunluğun içinde kaybolmamı engeller. Akşam olduğunda ise dinginleşirim. Günün telaşını geride bırakmak için kitap okur, bazen müzik dinlerim. Yemekten sonra kısa bir düşünme zamanı ayırır, günün nasıl olduğunu değerlendiririm. Bu sakin kapanış ertesi gün için yeni bir başlangıcın kapısını aralar. Aralar aralamasına da yarın ki günün bir gerçeği vardır işe gitmek. 

4 Ocak 2026

Bir ağacın dilini anlamalıydım

Ağaçların dili, insan kulağına duyulmaz ama ruhuna dokunur bir melodidir. Köklerinden göğe uzanan dallarına kadar her hareket, her titreşim bir anlam taşır. Rüzgarla sallanan yaprakların hışırtısı, aslında bir tür fısıltıdır. Toprağın derinliklerinde birbirine bağlanan kökler ise sessiz bir sohbetin kanallarıdır. Ağaçların kökleri aracılığıyla mantar ağları üzerinden birbirleriyle besin ve bilgi paylaştığını ortaya koyulmuştur bile. Bu gizli iletişim ağına “Wood Wide Web” denir yani ormanın kendi interneti. Bir çam ağacı, yanındaki zayıf fidanı besinle destekleyebilir son tahlilde, bir meşe, yaklaşan tehlikeyi kimyasal sinyallerle komşularına bildirebilir. İnsanlar kelimelerle konuşur, ağaçlar ise kimya ve titreşimle. Bu dil, sabırla işlenmiş bir zaman sanatıdır. Yavaş, derin ve kalıcı. Ağaçların dili bize doğanın sessiz ama güçlü bir dayanışma biçimini hatırlatır, görünmeyen bağların, görünür dünyayı nasıl ayakta tuttuğunu gösterir.

Bugün ağaçların dilini yeniden öğrenmek, ekolojik bir zorunluluk haline gelmiştir günümüzde. Ormanların yok oluşu, aslında bu kadim dilin sessizleşmesi demektir. Bir ağacın kesilmesi, yalnızca bir gövdenin kaybı değil aynı zamanda bir cümlenin yarım kalmasıdır. Eğer dikkatle dinlersek ağaçların bize verdiği mesaj açıktır aslında. Dayanışma, sabır ve süreklilik. Onlar kökleriyle birbirine tutunarak hayatta kalır biz ise çoğu zaman bireysel çıkarlarımız uğruna bu bağı koparırız. Oysa ağaçların dili bize birlikte var olmanın estetiğini öğretir. Bir ormanın içindeki sessizlik, aslında binlerce sesin uyumudur. Bu uyumu korumak insanın kendi geleceğini korumasıdır. Ağaçların dilini anlamak yalnızca doğayı değil kendimizi de anlamaktır çünkü biz de köklerimizle ve dallarımızla geleceğe bağlıyız.